Hürriyet İK 3 Haziran 2007

basinda_alt
 
İşte en iyi 5 iş yeri

Global İK danışmanlığı şirketi Hewitt’in bu yıl ilk kez Türkiye’de yaptığı Best Employers (En İyi İşyeri) araştırmasının sonuçları geçen hafta açıklandı. Yarışmada ilk 5’e giren The Ritz-Carlton İstanbul, Schering Plough, DHL Express Türkiye, Microsoft Türkiye ve Er-Bakır, ödüllerini yarışmanın birinci olan The Ritz-Calton İstanbul’da verilen bir ödülle aldı.

12 bin çalışanın katıldığı araştırmada ilk 5 şirkette çalışanların kuruma bağlılık oranı yüzde 89 çıkarken şirketlerin tümünde bu rakam yüzde 59 oldu. Üst yönetimle açık ve iyi ilişkiler, uygulanan tüm ücret politikaları konusunda herkese bilgi verilmesi ve şirketin çalışanların fikirlerine atfettiği değer, çalışanların kuruma bağlılığını en fazla etkileyen aktörler olarak ortaya çıktı.
Hewitt’in 10 yıldır yaptığı Best Employers (En İyi İşyerleri) araştırmasına bu yıl Türkiye de katıldı. Avusturya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovenya, Slovakya, Polonya, Romanya, Rusya ve Ukrayna ile birlikte, Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde araştırmaya katılan Türkiye’de 32 şirketten 12 bin çalışanın görüşleri alındı.

2006 sonbaharında başlayan araştırmada, çalışanlara iş aktiviteleri, ücretlerle, kariyer ve gelişimle ilgili düşünceleri, şirkete olan katkılarının ne derece ödüllendirildiği, yan haklar, İK aktiviteleri, üst yönetim hakkındaki fikirleri, üst yönetime olan güvenleri, şirketin gidişatı hakkında yeterli bilgiye sahip olup olmadıkları, şirket içi iletişimle ilgili ne düşündükleri soruldu.

Tüm bu sorular, esas olarak çalışanların şirketlerine duyduğu bağlılığı ölçmeyi amaçlıyordu. Bağlılığı en çok etkileyen faktörlerin başında çalışanların bilgilendirilmesi ve onların fikirlerine duyulan değer geliyordu. Tabii kariyer fırsatları ve takdir görmek de önemli bir etkendi. Sorulan sorularda ayrıca insan kaynakları, üst yönetim ve çalışanların görüş birliği de değerlendirildi. Puanlama bu kriterlere göre yapıldı.

5 ŞİRKETTE BAĞLILIK ORANI YÜZDE 89
En Beğenilen Şirket araştırmasında birinciliği The Ritz-Carlton İstanbul, ikinciliği global Amerikalı ilaç firması Schering Plough, üçüncülüğü hızlı hava taşımacılık şirketi DHL Express, dördüncülüğü bilişim sektörünün tanınmış şirketi Microsoft Türkiye ve beşinciliği Denizli’den elekrolitik bakır mamulleri üreticisi Er-Bakır aldı.

Bu beş şirkette çalışanların kurumlarına olan bağlılık oranı yüzde 89 gibi yüksek bir düzeydeydi. Buna karşılık araştırmaya katılan şirketlerin tamamı göz önüne alındığında bağlılık oranı skoru yalnızca 59’du. Genel olarak işyerinizden ne kadar memnunsunuz sorusuna memnunum veya çok memnunum diyenlerin oranı ilk 5 şirkette yüzde 93 iken, tüm şirketlerin ortalaması alındığında bu rakam yüzde 68’di. Çalışma ihtimaliniz olan diğer şirketlerle kıyasladığınızda, işyerinizi nasıl değerlendirirsiniz sorusuna diğerlerinin üstünde / diğerlerinin çok üstünde diyenlerin oranı ilk 5 şirkette yüzde 85, tüm katılımcıların ortalaması alındığında ise yüzde 54’tü.

En beğenilen şirketlerde beyaz yakalılar için bir şirketi iyi bir işyeri yapan en önemi özellikler şöyle sıralandı: Çalışana verilen değer, üst yönetimle olan ilişkiler, ilişkilerdeki şeffaflık, insanların kendilerini geliştirmesine verilen destek, kariyer fırsatları, eğitim fırsatları, insanların işlerinde becerilerini iyi kullandıklarını hissetmeleri.

Mavi yakalılar için öne çıkan özellikler ise şöyle: Güvenilirlik, çalışanların zorlu bir günde üst yönetimin kendilerini ortada bırakmayacaklarını hissetmeleri.

ÜCRET POLİTİKASINI ÇALIŞANA ANLATMAK GEREK
Dünyada da Türkiye’de de ücret, bağlılığı yaratmayan ama bağlı olmamaya yol açabilen bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Örneğin bir çalışana yüzde 10 yerine yüzde 12 zam vermek o insanı şirketine çok daha fazla bağlamıyor ama bir önceki yıla göre daha az zam vermek ve bunun nedenini ikna edici bir şekilde açıklamamak, bağlılık oranını düşürebiliyor. Yani araştırma sonuçlarına göre ücret memnuniyetsizlik faktörü ama bağlılık faktörü değil.

Araştırmaya göre bağlılığı en çok artıran faktörler, zamların nasıl belirlendiğini bilmek, performansın maaş üzerinde etkisi olduğunu görmek, verdiğinin karşılığını aldığını hissetmek. Bu etkenler, maaştan daha fazla öne çıkıyor. Şeffaflık ve iyi bir iletişim politikası izlemek de bağlılığı arttırıyor. Hewitt Proje Koordinatörü Aslıhan Kurul, "Şirket gelirleri çok iyi olmadığı için size yüzde 10 yerine yüzde 5 zam veriyoruz, diyen bir şirket eğer bunu iyi bir şekilde anlatabilirse yine de bağlılık yaratabilir. Ama aynı politikayı hiç bir nedene dayandırmayarak uygularsa o zaman felaket olabilir" diyor.

Araştırma nasıl yapıldı?
En İyi İşveren araştırmasına katılacak şirketlerin Türkiye’de en az iki yıldır çalışması ve en az 50 kişi istihdam etmesi şarkı koşuldu. Katılan kurumların 21’i global şirketlerdi. Araştırmaya katılan çalışanların 5758’i üniversite ya da üstü, 5903’ü ilkokul, lise mezunu, yüzde 62’si erkekti. Araştırmaya katılan şirketlerde çalışanlar, anketleri internetten ya da kağıt kalemle doldurdu. Kapalı zarflar veya kapalı kutular halinde toplanan anketler için gizliliğe çok dikkat edildi. Genelde şirket çalışanlarının yüzde 70’inin katıldığı soruşturmada İK yöneticileri ve üst düzey yöneticiler için de iki ayrı anket düzenlendi.

Yönetime de iş düşüyor
Hewitt Türkiye Genel Müdürü Cengiz Gürleyik: Bu araştırmayı yaparken, çalışanların bağlılığını sağlamak için üst yönetimin gerekli yetkilere sahip olması ve İK departmanının üst yönetimle stratejik bir ortak olarak çalışması gerektiğini düşünüyorduk. Araştırma sonuçları bunu çok net bir şekilde gösterdi. Dolayısıyla en iyi işyeri olmak için sadece yönetime değil, yönetim kurulu ve hissedarlara da iş düşmekte.

İyi elemanı çekiyorlar
Hewitt Orta ve Doğu Avrupa Lideri Zsolt Szelecki: Hewitt’in yıllardır binlerce şirkette yapmış olduğu bu araştırmada listede üst sıralarda yer alan, yani "En İyi İşyerleri" kategorisine giren şirketlerin, hisse değerinde, karlılıkta, istediği elemanı çekebilme ve bünyesinde tutabilme konularında diğer şirketlerden çok ileride olduğu gözlenmiş. Bu veriler çok önemli, çünkü İK aktivitelerinin iş sonuçlarına olan katkısının ölçülmesi İK departmanları için en büyük zorluklardan biri olmuştur. Somut veriler sayesinde çalışana ve İK aktivitelerine yapılan yatırımların önemi net olarak anlaşılabiliyor.

TÜRKLER EMEKLİLİKTEN KAYGILI
Hewitt’in yaptığı araştırmada, her ülkede aynı sorular soruluyor. Ancak toplam 80 sorunun 10’unu, her ülke kendi koşullarına göre kendisi belirliyor. Bu bölümde Hewitt Türkiye, çalışanlara özellikle emeklilik ve gelecekle ilgili sorular yöneltti. Ortaya çıkan sonuç, Türkiye’de insanların emeklilik dönemleri için ciddi biçimde kaygılandığını gösteriyor. İleride bir sağlık sorunu ortaya çıktığında bunu maddi olarak karşılamakta zorluk çekebileceklerini düşünüyorlar. Dikkati çeken bir diğer nokta da, yan hak paketlerinin maaş kadar önemli olmaya başlaması. "Şirketimin bana sağladığı yan faydalar (sağlık sigortası vb) ücretim kadar önemli" sorusuna tüm katılımcılar yüzde 74, ilk 5 şirket çalışanları yüzde 88 oranında kesinlikle katılıyorum yanıtını verdi. Özel sağlık sigortası ve emeklilik planı, artık insanlar için çok önemli faktörler olarak ortaya çıkmaya başladı. Düşen enflasyon ortamında ücret ve performans ilişkisi de çalışanların dikkatini çekiyor.